Beyindeki Antikorlar Epilepsiyi Tetikliyor

Bilim ile aydınlık geleceğe!

Beyindeki Antikorlar Epilepsiyi Tetikliyor

Epilepsinin bazı formlarına iltihaplanmış önemli beyin bölgeleri eşlik eder. Bonn Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, bu bağlantıyı açıklayan  bir mekanizma tespit ettiler. Onların ulaştıkları sonuçlar, aynı zamanda orta vadede yeni iyileştirici seçeneklerin oluşmasına yol açabilir.

Epilepsi, tekrarlayan epilepsi nöbetleriyle özleşmiş bir çeşit sinirsel bozukluktur1. Epilepsi, birçok durumda hem genetik hem de sonradan oluşan nedenlerin etkileşimiyle ortaya çıkar2. Sonradan oluşan epilepsiye beyin travması, beyin tümörleri, inme ve bir önceki enfeksiyonun sonucu olan beyindeki problemler sebep olabilir3. Beyin omurilik zarının iltihaplanması veya beynin kendisinin iltihaplanması da epilepsiye yol açabilir. Ayrıca meninkslerin iltihaplanması veya beynin kendisi epilepsiye yol açabilir. Meninksler beyni ve omuriliği çevreleyen 3 zardır. Memelilerde, meninksler dura mater (sert zar), araknoid mater (örümceksi zar) ve pia mater (ince zar)dır4.

Özellikle hipokampüsü (beyin çıkıntısı) etkileyen iltihaplı reaksiyonlar tehlikelidir. Hipokampüs, temporal lopta gömülü olan kompleks bir beyin yapısıdır. Hafıza, duyguların gelişimi ve öğrenmede çok büyük bir rolü vardır. Ayrıca hipokampüs, çeşitli sinirsel ve psikiyatrik bozukluktan da etkilenir 5. Doktorlar bu durumu limbik ensefalit olarak adlandırıyorlar. Bonn Üniversitesi hastanesinden Prof. Dr. Albert Becker bu durumu: ”Ama birçok durumda iltihaplaşmaya neyin sebep olduğu hala net değil.”  şeklinde açıkladı.

  Şimdilerde araştırmacılar, bazı hastalarda beyin iltihabından sorumlu olduğuna inanılan bir otoantikor tespit ettiler. Normal bir antikordan farkı ise otoantikorun sağlıklı bireylerde ortaya çıkan, vücudun kendi molekülleriyle reaksiyona girmesidir. Otoantikorlar, enfeksiyonlara karşı ilk savunma hattını sağlarlar ve bağışıklık sisteminin homeostazisine katkıda bulunurlar6. Araştırmacılar otoantikoru, hipokampüsün şiddetli iltihaplanmasından dolayı acı çeken epilepsi hastalarının omurilik sıvısında keşfettiler. Otoantikorlar Drebrin proteinine karşı yönlendirilir. Drebrin, tek bir DBN geninden alternatif eklemeyle üretilen iki ana izoform olarak sınıflandırılan bir aktin bağlayıcı proteinidir. Genelde yetişkin beynindeki izoform (Drebrin A) nörona özgüdür ve onun birikim seviyesi sinaptik aktivite ile düzenlenir. Drebrin, sinir hücreleri arasındaki temas noktalarının doğru bir şekilde çalışmasını sağlar7. Bu noktalar sinaps olarak adlandırılır, nöronlar bilgilerini onun üzerinden aktarır ve birleştirir.

  Otoantikorlar bir drebrin molekülüne rastladığında, onun çalışmasını eylem dışı bırakır ve  böylece sinir hücreleri arasındaki bilgi akışını bozar. Aynı zamanda bağışıklık sistemini sonradan aktifleştirerek uyarır ve aynı anda daha fazla otoantikor üreten iltihaplı moda geçiş yapar. Dr.Julika Pitsch: “Halbuki, drebrin sinapsların içinde konumlanır, buna karşılık otoantikorlar doku sıvısında konumlanır. Normalde bu ikisinin birbiriyle asla temasa geçmemesi gerekir ” der. Otoantikorların hücre içine girebilmek için bir arka kapı kullanıyor gibi gözüküyor. Bu aslında nörotransmiter adı verilen tamamen  farklı bir molekül için tasarlanmıştır.

  Truva atı tarafından sinir hücresine..

  Beyinde bilginin işlemesi elektrikseldir. Ama sinapslar kimyasal mesajlarla iletişim kurarlar. Kimyasal sinapta, presinaptik nörondaki elektriksel aktivite, nörotransmiter adı verilen bir kimyasalın salınmasına dönüştürülür8. Elektriksel darbeye yanıt olarak, alıcı sinaps, verici sinapsların belirli resöpterlerine kenetlenmiş transmitleri yayar ve burada da sırayla elektrik darbeleri üretirler. Nörotransmitleri paketlemeye yarayan sinaptik keseler tekrar tekrar emilir ve geri dönüştürülür. Prof.Becker’ın iş arkadaşı Prof.Dr.Susanne Schoch McGovern bu durumu ”Otoantikorlar bu yolu Truva atında olduğu gibi hücreye sızarak kullanıyorlar” olarak açıklar.

  Hücre kültürü deneylerinde, araştırmacılar bir sonraki basamakta ne olacağını göstermeyi başardılar. Otoantikorun eklenmesinden kısa bir süre sonra, petri kabındaki nöronlar, makineli tüfek benzeri hızlı elektriksel dürtü patlamaları yapmaya başlar. Prof.Becker bunu ”Biz elektriksel uyarının bu formunun bulaşıcı olduğunu biliyoruz. Bir ağ oluşturmak için bağlanılan sinir hücreleriyle beraber, aniden ilgili tüm sinir hücreleri çılgınca ateş etmeye başlar.” olarak vurguladı. Bu belki de sonradan epilepsi nöbeti olarak sonuçlanabilir.

  Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar ayrıca yeni tedavi edici başlangıçlara umut veriyor. Örneğin, kortizon gibi aktif maddeler bağışıklık sistemini bastırabilir ve böylece olası bir büyük otoantikor üretimini önleyebilir. Ayrıca kortizon belirli ilaçlarla birlikte otoantikorları durdurabilir ve görevini yapamaz hale getirebilir. Ama hala tedavinin kullanılabilir hale gelmesinden önce gidilmesi gereken uzun bir yol var. Dahası, öncelikle hastalığın bu formuna sahip hastalara yarar sağlayacaktır. Bununla beraber muhtemelen bu hastalığa sahip olan hastalar için faydası çok büyük olacaktır. Doğuştan olan epilepsiye kıyasla  iltihaplı olanlar, uygun bir tedavi yöntemiyle ileride tedavi edilebilecekler9 .

 

 

KAYNAKÇA

  1. Chang BS, Lowenstein DH. Mechanisms of disease: Epilepsy. N Engl J Med. 2003. doi:10.1056/NEJMra022308
  2. Pandolfo M. Genetics of epilepsy. Semin Neurol. 2011. doi:10.1055/s-0031-1299789
  3. National Institute for Health and Clinical Excellence (NICE). The epilepsies: the diagnosis and management of the epilepsies in adults and children in primary and secondary care | 1-recommendations | Guidance and guidelines | NICE. Guidel Summ NGC-8985. 2012.
  4. STRICKER TP, KUMAR V. Robbins_&_Cotran_Pathologic_Basis_of_Disease,_8th_ed,_2010. Robbins_&_Cotran_Pathologic_Basis_of_Disease. 2010. doi:ISBN 978-1-4160-3121-5
  5. Anand K, Dhikav V. Hippocampus in health and disease: An overview. Ann Indian Acad Neurol. 2012. doi:10.4103/0972-2327.104323
  6. Elkon K, Casali P. Nature and functions of autoantibodies. Nat Clin Pract Rheumatol. 2008. doi:10.1038/ncprheum0895
  7. Shirao T, Sekino Y. General introduction to Drebrin. In: Advances in Experimental Medicine and Biology. ; 2017. doi:10.1007/978-4-431-56550-5_1
  8. Dee Unglaub Silverthorn, Dee Unglaub Silverthorn PD. Human Physiology: An Integrated Approach (Subscription) | Pearson. In: Pearson/Benjamin Cummings. ; 2007.
  9. Pitsch J, Kamalizade D, Braun A, et al. Drebrin Autoantibodies in Patients with Seizures and Suspected Encephalitis. Ann Neurol. 2020. doi:10.1002/ana.25720

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin