Zehirli Kan: SEPSİS

Bilim ile aydınlık geleceğe!

Zehirli Kan: SEPSİS

Ameliyathanelerde kullanılan araç-gereçlerin temizlenmeden, art arda farklı ameliyatlarda; farklı yaralar üzerinde kullanıldığı, hijyenin hiç önemsenmediği bir dünya düşünebilir misiniz? Böyle bir dünyanın hayal değil gerçek olduğu zamanlar için, yalnızca iki yüzyıl geriye dönmemiz yeterli. – Tabi ki burada bahsi geçen dünya, sömürgeye maruz kalan 3.dünya ülkelerinin günümüzde içinde bulunduğu vasat durum olarak değerlendirilmemeli; çünkü bu ülkelerde, hijyenin önemi bilindiği halde hijyen uygulamaları için gereken maddi kaynağın yetersizliğinden, gerekli hijyenik ortamlar oluşturulamamaktadır.

Günümüzden yalnızca iki yüzyıl önce doğumhanelerde çalışanlar, kullandıkları neşterleri ve benzeri gereçleri temizleme ihtiyacı duymadan defalarca kullanıyor, hatta bu neşterler sadece doğumhaneler arasında yolculuk etmiyor, kadavraları incelerken bile kullanılıyordu! Bunun da ötesinde, o dönemde çalışanlar, cerrahi operasyonlardan önce herhangi bir temizlik uygulaması göstermiyor, hatta ellerini yıkamaya bile gerek duymuyorlardı1.

 

Dr Ignaz Semmelweis. Illustration by Venita Jay, MD, FRCPC

1840’larda Macar asıllı doğum uzmanı Ignaz Philipp Semmelweis, tanık olduğu doğumların birçoğunun anne ve bebek ölümleriyle sonuçlanmasıyla, bu ölümlere neyin sebep olduğunu merak eder. Ölen anne ve bebekleri inceleyen Semmelweis, bu duruma kan zehirlenmesinin yol açtığını görür ve bunun üzerine doğumhanelerde hijyene özen verilmesi gerektiğini belirtir1. Semmelweis, bu farkındalığıyla yeni doğan birçok bebeğe ve lohusa kadına yaşama şansı bahşetmiştir. Ne var ki hayat Semmelweis’in kader üzerinde yapmış olduğu bu değişiklikten hiç hoşlanmamış ve Semmelweis, zamanında teşhisini kendisinin gerçekleştirdiği, kan zehirlemesi yüzünden hayata veda etmiştir.

Semmelweis, çağının ötesinde bir bilim insanı olarak, çağının insanlarına karşı çıkıp hijyen eksikliği durumunda mikroorganizmaların hastalık yapma ve hatta öldürme güçlerinden bahsetme cesaretini göstermiştir. Semmelweis’in değeri ve öngörülerinin doğruluğu bugün yadsınamaz olduğu halde, zamanında kendisi, bilim dünyası tarafından dışlanmış ve sözleriyle alay edilmiştir.

Sepsis, kan zehirlenmesi, virüs ve çoğunlukla bakteri kaynaklı olan, bilinen en şiddetli enfeksiyon türüdür. Sepsis, birçok enfeksiyon hastalığında yaşam kaybının sebebidir2. Gram-negatif bakterilerin patojen etkileri endotoksin (lipopolisakkarit) kaynaklıyken, gram-pozitifler için bu etkinin kaynağı hala bilinmemektedir. Bağışıklık sistemi, enfeksiyona maruz kalma sonucunda, koruma görevi gördüğü doku ve organlarda, hasara yol açınca, sepsis ortaya çıkar3.

Sepsise neden olan enfeksiyonlara hastane ortamlarının sebep olabileceğinin yanı sıra, sepsis vakalarının %80’i hastane dışındaki enfeksiyonlardan kaynaklanır. Zatürre, grip, sıtma, menenjit, idrar yolu enfeksiyonları, deri ve yara enfeksiyonları ve benzeri hastalıkların tümü sepsise neden olabilir. Yaşlılar, bebekler, kronik hastalığı olanlar, kemoterapi hastaları gibi özellikle bağışıklığı düşük insanların sepsis olma riskinin fazla olmasının yanı sıra, herkes sepsis için bir adaydır. Sepsisin belirtileri, sersemleme, konuşmada bozukluk, titreme, kas ağrısı, ateş, halsizlik, rengi değişmiş cilt olabilir4.

Sepsis klinik olarak, sistemik inflamatuar yanıt sendromu (enfeksiyona sistemik iltihapsal yanıt) / SIRS adı verilen vücudun cevap mekanizmasının ortaya çıkmasıyla tanımlanır2. Sistemik inflamatuar cevap sendromu aşağıda bulunan maddelerden iki veya daha fazlasının varlığıyla teşhis edilir:

  1. 38°C (100.4°F)’den yüksek ya da 36°C (96.8°F)’den düşük ateş
  2. Dakikada 90’dan fazla atan nabız
  3. Dakikada 20’den fazla soluk alıp-verme
  4. Beyaz kan hücrelerinin 12,000/mm3’den fazla ya da 4,000/mm3’den az olması, ya da %10’undan fazlasının olgunlaşmamış bant formunda olması

Şiddetli sepsis, bir ya da birden fazla organda organ yetmezliğine (MODS’a) sebep olur; organlarda doku bozulmaları, işlev bozukluları görülür. Septik şok ise sepsisin varlığına ek olarak tedavisi güç düşük tansiyonun varlığıyla ortaya çıkan oldukça can sıkıcı bir durumdur2.

Kanda bakteri oluşması durumu olan bakteremi, şiddetli sepsis ve sepsis şok vakalarının %50’sini oluştururken, hastaların %20-30’unda herhangi bir kaynaktan gelen herhangi bir mikrobiyal sebebe rastlanmamıştır2.

Sepsis, kesin tedavi yöntemine sahip bir hastalık değildir; sepsis tedavisinde, teşhisin erken konulması ve tedaviye olabildiğince erken başlamak çok önemlidir. İlerleyen sepsis vakalarında, küçük bir hasta grubunda elde edilen başarı dışında, hastalar tedaviye yanıt vermemiş ve hayatlarını kaybetmiştir.

Sepsis son yıllarda, yıllık ölüm oranındaki başarı yarışında (!), kanserler arasında en yüksek ölüm oranına sahip olan akciğer ve meme kanserini bile yerinden etmiş durumdadır. Hatta bu öyle korkunç bir boyuta ulaşmıştır ki, sadece bu paragrafı okuduğunuz süre boyunca bile 4 kişi sepsis yüzünden yaşamını yitirmiş durumdadır; maalesef sepsis, her 3-4 saniyede bir kişinin yaşamını yitirmesine neden olmaktadır4.

Sepsis çok ciddi ve acil bir hastalıktır; önlenmesinin en kolay yolu ise enfeksiyonların önlenmesidir ve bu da aşılama ile, temel hijyen kurallarıyla sağlanabilir. Enfeksiyonların erken tanımlanması ve erken antibiyotik tedavisi hayati önem taşır4.

Sepsis için farkındalık oluşturmak adına her yıl 13 Eylül “Dünya Sepsis Günü” olarak anılır.

Farkındalıklar, önlenebilir olanı önleyebilmek adına, hayat kurtarır!

 

 

Kaynakça

  1. Venita Jay, (1999) Ignaz Semmelweis and the Conquest of Puerperal Sepsis. Archives of Pathology & Laboratory Medicine: July 1999, Vol. 123, No. 7, pp. 561-562.
  2. Nguyen, H. B., Rivers, E. P., Abrahamian, F. M., Moran, G. J., Abraham, E., Trzeciak, , Huang, D. T., Osborn, T., Stevens, D., & Talan, D. A. (2006). Severe Sepsis and Septic Shock: Review of the Literature and Emergency Department Management Guidelines. Annals of Emergency Medicine, 48(1), 54.e1. https://doi.org/10.1016/j.annemergmed.2006.02.015
  3. Brandenburg, K., Andrä, J., Garidel, P. et al. Peptide-based treatment of sepsis. Appl Microbiol Biotechnol 90, 799–808 (2011). https://doi.org/10.1007/s00253-011-3185-7
  4. Sepsis Nedir, Yeditepe Üniversite Hastaneleri, http://www.yeditepehastanesi.com.tr/sepsis-nedir

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin